Ana içeriğe atla

Kayıtlar

"bu güne kadar kendimi sevemediğim ve kendime şefkat gösteremediğim kadar seni sevmeye çalıştığım ve sana şefkat vermeye çalıştığım, kendimi anlamadığım yılların karşısında, seni anlar içinde, dakikalar içinde hep anlamak için uğraştığım, “-benim geçmişim çok kirliymiş, çok dağınıkmış, ben zaten bu başıma gelenleri hak ediyormuşum.” gibi davranıp, seni karşımda melekleştirdiğim, seni hatta melek de değil tanrılaştırdığım bütün anlar için kendimden ve bana değer veren herkesten özür dilerim öncelikle. çünkü ne ben iblisim ne sen meleksin, ne ben kulum ne sen tanrısın. sana da çok anlam yüklediğim için ve seni hiç olmadığın kadar iyi biri olarak görmeye çalıştığım için senden de özür dilerim. çünkü mutlaka bunun altında ezildin ve ezildiğin için hiddettlendin. ve beni belki asker arkadaşın zannetin, belki çocukluk arkadaşın mahalleden, belki okulda maddi durumu senden iyi olan sıra arkadaşın zannetin beni, belki saçları daha gür olan adam zannetin berberde yan koltuğunda oturan, bel...
En son yayınlar

Lütfen

Deneme artık lütfen... Ben seni hallettim. Aramızda konuşacak, çatışacak, uzlaşacak bir şey de yok. Konu sen değilsin. Mesele artık yaralanan benle, iyileşen ben arasında. Bu ilişkiyi bilmekten, yanılmaktan, düşünmekten halsız düştüm. Derdim başımdan aşkın ama inan artık öznesi sen değilsin. Ben senden kalanı daha önceden üstüme kalanlara katıp özüme yerleştirdim. Adın önemsiz artık... Gidişinle değil, kalakalışımla ilgileniyorum. Benden kopardığın ve ben sustukça parçalara ayırdığım beklentilerimi artık yerlerden toplamıyorum. Bana batırdığın ve ben yok saydıkça daha da bastırdığın hayal kırıklığını göğsümden çıkarmadım. Taşıyorum... Sızladıkça seni anımsıyorum. Ölmemek için... Yara orda, tedavi ettirmedim, üstüne konuşturmadım. Acım senin beni acıtmış olmana değil artık, benim senin beni acıtmana bu kadar razı olmuş olmama. Ben seni hallettim. Kendimle ilgili halledeceklerimin daha zamanı var. Deneme artık lütfen. Varlığın bana varlık değil, yokluğunun yoksunluğunu çekmiyorum. Zaafla...

Bulan bana ulaşabilir mi

Uyuyamadım  Aylardır yazmıyordum ama değişen bir şey yok aylardır uyuyamadım dinlenip huzurla kafamı yastıktan kaldırdığım bir günüm eş dost vatandaş sağolsun olmadı. Nefes alamıyorum kafam dağılsın diye aldım elime telefonu sabah 7 de kalkacak olmama rağmen saçmalamaktan başka çarem yok. Uzun bir süre olmuş buraya bakmayalı aslında arada bir aklıma geldi ama arada bir aklıma gelen şeyler tad vermiyor genelde alışmışım 7/24 e. Şöyle dönüp bir baktığımda yazdıklarıma okuduğunu anlayacak insan sayısı yemin ederim 2. Herşeyi üstü kapalı önü açık anlatmaktan beynim gözümden akmış. Ömrümüde böyle geçirdim, anlattığın kadar değil anlaşıldığın kadar varsın herkes için. Ben galiba herkesi yanlış anladım ki hayatımda kimseyi bırakmadım, anlamak için beynimin son nöronuna kadar yaktım ama karşımda elle tutulur hisler göz boyamak dışında okunan şiirler tutarsız cümleler dışında kimseyi bulamadım. İnsan anlaşıldığı yerde çiçek açardı hani ben salaklar gibi hem çiçek açtım hemde anlaşılmadım şu...
İnsan otuz olunca değişiyor derlerdi anlamazdım öyleymiş Bu yaşımda öğrendim ki herşey koca bir ilizyon. Bir varmış hiç yokmuş aslında yok olmak için yokken var olmuş. Sevginin bir anlamı yokmuş. Her şey olduğu kadar olmalı oldurmak için dünyanın içinden geçmek sonucu değiştirmezmiş. Aradığım koşulsuz sevgi Halep’le Şam’da bile yokmuş. İstediği her şeyi yaparsan onaylanan olunabilir miş ama sevilen olmak imkansızmış. Sevgi emek değilmiş ama yemek bile olabilirmiş o derece göreceliymiş  bildiğimi sandığım her şey koca bir salaklıkmış.  Salak olduğumu öğrendim, tokat gibi. Hani bir video vardı ya dünya boştur lo diyor birden bağdaş kurup oturuyor ben o adamın kafasında içimdeki boşlukta savruluyorum. Verdiğim değer aldığım değerle doğrusalsa ben duygularımı öldürüyorum. Acaba neden, nasıl diye düşünmekten vazgeçip avuçlarımdan kaçan hayatı, sıkı sıkı tuttuğum elimden kayar diye korktuğum her şeyi bırakıyorum, tutanı çok olur biliyorum tutulan tutarsız olduktan sonra.Her zaman ki...

Bildiklerimi unutturan unuttuklarımı hatırlatan bir sistem

* Sevgili kendim nasıl bu kadar sevgisiz kalabildin? Gel bir sarılayım bana dökeyim içimi. Sevginin ne olduğu konusunda kafamda bin bir soru işareti, yeni doğmuş bebek gibi her şeye derin anlamlar yükleyerek yanıyor beynim. Bildiklerimi unutturan unuttuklarımı hatırlatan bir sistemin içinde benim değişmiş olmam herkesi fazlasıyla üzüyor. Kabullen artık insanoğlu değişmeyen tek şey değişim derken benim gibi klavye başında üfürmüyorlardı tecrübe ile sabit. Ne olacak nasıl olacak kafamda maraton yapan bin bir tilkiden hangisi tur bindirecek diye düşünmekten saçlarım beyazladı hemde nasıl beyaz platin sarının gri yansımalı hali. Optik beyaza boğdum tüm evi eşyayı, düzen diye kafayı yiyip delirdim havada uçan toza düşmandım artık kan davalım gibi davranıyorum süpürdüğüm halıya en az üç saat bastırmayacak makine izlerini izleyecek izler gidince üşenmeden akşama kadar bu döngüde ev süpürecek kadar kırdım kafayı. Evin olağan düzeninden farklı tek bir cisime bile tahammül edemiyorum deliriyorum...

Kader gayrete aşıktı hani. Gaflete aşık benimki...

Ülkece üzüldüğümüz şeylerden utandık yarın ölecekmiş gibi yaşamayı hedefimiz yaptık , kimi dini kimi dünyevi. Her zaman bu kadar uç olmam hep bundandı ki. Bugün ölsem söylenmedik sözüm gitmedik yolum yok içimde dert olacak yüküm var ama çaresi bende yok. İnsan ne aciz kendi kendine bile yetemiyor kendi istediğini bile egodan kibirden dolayı yapamaz hale geliyor. Yapmak isteyip yapamadığım her şey için zamanında uğraşmış olmanın hafifliği elimden geleni sonuna kadar zorlamış olmanın benden günah gittiliği var üzerimde. Ama hala içim hep keşkeler kaplı kör bir spatulayla kazımak isterdim kanata acıta yeterki silinsin. En sevmediğim kelime keşkeee derin bir nefes kocaman çaresizlik anlamlı bir umutsuzluk içeren o meşhur keşke. Kader gayrete aşıktı hani. Gaflete aşık benimki. Napim. Ben ne yapıyım. Ben yazmadım ben değiştiremem kabul. Dağ gibi görünen dertlerin anlamsızlığı kocaman mutluluk sandığımız şeylerin geçiciliği. Ben hislerimi kaybettim bu depremden sonra psikolojisi bozulmayan in...

2023 e şimdi ne olacak.

  2022.. kâh kandırıldık kâh ağlatıldık kâh örselendik derken bir yıl daha geride bıraktık efendim… Giden yıllara inat bir gram olgunlaşmadan, hala akıl baştan bir kaç metre havada, konuştuktan sonra bile ne dediğimi düşünmeden yola devam. büyüyüp aklı başa alıp unları eleyip elekleri asıp susup büzüşüp oturacakmıydım. Yada yediğim kazıklar sümme haşa hayatıma bir ders olarak anlam mı katacaktı. Ama değiştim tek insan tek bıçak sloganıyla devam ettim. Eskiden olsa milyonlarca şans verdiğimiz uğruna böbrek satıp ciğer çürüttüğüm insanlara yallah demeyi becerebilecek kadar geliştim. Bunu başardığım için kendime onlar aklıma geldikçe hediyeler alıyorum  🎉  (bkz:nasıl alışveriş bağımlısı oldum).  zorlanmadım diyemem ama şans verirken de zorlanıyordum. Beni insanlar üzeceğine onlardan uzak durmak için çaba göstererek ben üzerim takarım bu dişi tırnağa kendimi mutlu etmek için yaşarım ayrıca verilen şanslar bile mutlu etmeye yetmiyorsa verdiğimiz şansımızı heba etmek no a...