Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Hiç anlatasım yok.

  Geçen yazdığım anneler günü yazımı okuyanların yarısı annem yok sanmış ağlaya zırlaya geri dönüşler aldım. Olm annem var ama sayenizde yazmaya küstüm yaa şampuan arkasındaki yazıları bile anlamaya çalışarak okuyorum ben. Tamam beni anlamanızı net şekilde beklemiyorum bende anlamıyorum zaten ama    ne kadar saçma yazıyorsam siz rica ediyorum beyninizi kullanarak okuyun. Hatta okumayın ya kafamızın içi hariç herşeyi okuyanı da gördük. Zaten burda ne yazsam herkes bir ucundan tutup başka yere çekiyor instagram paylaşımlarım aynı şekilde. Siz hayırdır ya. Ne bu şiddet bu Celal.   Hiç işim yok gibi affetme seanslarıma devam ediyorum. Gerçekten dünyanın sonu gelmiş kesin bilgi. Mantar gibi 8,6,1 yıl önce sildiklerin pıtır pıtır karşıma çıkıyor hiç aklıma gelmeyecek insanlara oldu o zaman görüşürüz diyorum. Sahi görüşürmüyüz ya. Of sıkıntıya girdim ne biliyim hepsi kedi gibi miyav miyav bacaklarıma dolanınca ne dicem bilemedim. Biliyorsunuz her zaman kalp kırma kaf...
Aradığım samimiyete o an ulaşamayınca içimde eser miktarda bulunan insan sevgisi oracıkta topuklarımdan toprağa topraktan fidana fidanlar koca koca kütüklere dönüşebiliyor. Yazmak istemiyorum bakir topraklarım fethedilmiş gibi tüm düşüncelerim ortalıkta dolaşıyor. Zaten içimi kendime saklamayı hiç bilemedim aklımdakini karşımdakine aktarmam bir bakışlık. Öyle karda yürüyüp izini belli etmeyen bordo bereliler her zaman parmak ısırtır bana, abi nasıl yaaa. Nasıl bu kadar poker face olabiliyorsunuz. Yada şöyle sorayım herşeyi kendinize nasıl saklıyorsunuz.. Bencillik bu hemde sinsilik biraz itlik fazlasıyla serserilik. Madem yazıyorum anlatayım aldığım muhteşem ötesi kararla ite köpeğe yani tanıdık tanımadık herkese olabildiğince pozitif olmaya karar verdim. İnşallah şizofreni derecelerimle oynamış olmam ama gerçekten buna ihtiyaç duyduğumu farkediyorum. Okullarda ders olarak anlatılması gereken bir yakınımı kaybettim.    O böyle bir insandı ben neden olmayım diye düşündüm, mil...
Anneler günü Benim için dram filmi tadında geçen, günler öncesinde çıkan aptal reklamlara ağlamaya başladığım, kesinlikle olmaması gereken, çocukluğumdan beri en sevmediğim, empati yapmayı sadece bugün becerebildiğim annesizliği ve anne olamayanları düşünürken nefes alamadığım lanetli gün.  Annemin anneliği anlatılmaz yaşamak benden başka bir ortağa daha nasiplendirmiş tabiki ben ilk olduğum için en çok bana adanmış ömür sonradan gelen bok yemiş  🙄  konu annem olunca gerçekten üç yaş seviyesinden asla çıkamıyorum iliklerime kadar kıskanıp alnıma canım anam yazıp kendisini de baza altına saklayasım geliyor. Uyandığımı anlamam için annemin sesini duymam gerekiyor annem uyanmadan bana gün doğmuyor. Bu bendeki sevgiden öte bağımlılık. Annem beni büyütmemiş etrafımızdaki herkesi bana nasıl davranacaklarına karşı eğitmiş. Ben her zaman ne istersem olur diyorum ya ,he işte onu benim dna ya kodlamış. Tabi bu eğitilmez eğitim sisteminden dolayı kendisine yaşatmadığım Çin iş...
Merhaba ortanca çiçeğim Bu defa cinnetimden ayrı yazıyorum. Her sinir krizim geldiğinde elime telefonu alıp annıhisajwıwkajsmw diye sağa sola salladığım için muhtemelen iç sesimin suretini ateş başında ayin yapan bir yamyam olarak düşünüyorsun aslında doğru 🙄  ilk çağlarda yaşasaydım öfkeden ateşi bulabilirdim gergedan eğitebilir tarımı seve seve geliştirirdim ama günümüzde maddesel herşeyi bulmuşlar bana boş yapmak kalmış gibi. En sıkıcısını bize bırakmışlar sanki hepsine eyvallah ama parayı bulanla kişisel meselem var binlerce yıl öteden hepimize iş koydu adam valla hepimizden çok yanması lazım yoksa olay çıkarırım  🙇🏼‍♀️ abicim sen naptığının farkındaymıydın acaba  😒 senden sonra kredi kartından öteye gidemedik dünya alem insanlıktan senin yüzünden çıktı allah belanı vermiştir umarım  🙇🏼‍♀️  Biraz günümden bahsetmek istiyorum. Zaten bu konuya nasıl geldik hiç bir fikrim yok Bugün nefes almak için aylar sonra kendimi dışarı attım. Bulutları izledim...
İnsanların düşüncelerine değer verirsen herkesi kazanabilirsin. Ama bunun için eğer şanslıysan kendinden ödün vermen gerekiyor şansın yoksa canını bile versen sevilmeyeceksin. Sevdiğimiz insanlara karşı zor olmayarak o kadar basitleşiyoruz ki değer vermeye gerek duymuyorlar. Saksıdaki çiçeği sevip kaldırımdakinin ezilmesi ulaşılmayan herşeyin kusursuz güzelliği gibi. Filmin sonunu bilerek heyecanla izleyip film bitince yönetmene kızmak tamamen senin aptallığın. O film bir kere çekildi, insansa tek tip yaratıldı. Tüm kartlarımı açık oynamaktan vazgeçemiyorum. İnsanlar o kadar alışmış ki kafalarında soru işaretiyle dolaşmaya taktik maktik olmadan konuşana yaklaşmaya korkuyorlar. Ben aklımdan geçeni söylemediğimde o saniye bir avuç saçım beyazlıyor  🙄  Sana kendimi süslü cümlelerle pazarlamıyorum, senin gözünde sevimli durmak beni minnoş bir ev kedisine dönüştürecek diye aklım çıkıyor, ben vaşak hayvanı olmayı seçiyorum.    Fazla yırtıcıda değilim kediler hep biz...