Ana içeriğe atla

İnsanların düşüncelerine değer verirsen herkesi kazanabilirsin. Ama bunun için eğer şanslıysan kendinden ödün vermen gerekiyor şansın yoksa canını bile versen sevilmeyeceksin.
Sevdiğimiz insanlara karşı zor olmayarak o kadar basitleşiyoruz ki değer vermeye gerek duymuyorlar. Saksıdaki çiçeği sevip kaldırımdakinin ezilmesi ulaşılmayan herşeyin kusursuz güzelliği gibi. Filmin sonunu bilerek heyecanla izleyip film bitince yönetmene kızmak tamamen senin aptallığın. O film bir kere çekildi, insansa tek tip yaratıldı.
Tüm kartlarımı açık oynamaktan vazgeçemiyorum. İnsanlar o kadar alışmış ki kafalarında soru işaretiyle dolaşmaya taktik maktik olmadan konuşana yaklaşmaya korkuyorlar. Ben aklımdan geçeni söylemediğimde o saniye bir avuç saçım beyazlıyor 🙄 Sana kendimi süslü cümlelerle pazarlamıyorum, senin gözünde sevimli durmak beni minnoş bir ev kedisine dönüştürecek diye aklım çıkıyor, ben vaşak hayvanı olmayı seçiyorum.  Fazla yırtıcıda değilim kediler hep bizden aslında ama bunu kime anlatıyorum. Yazıyorum 
Çünkü bu devirde kimse sen ne istiyorsun senin fikrin ne demiyor hatta öyle ki bunu kendine bile sormuyor. Sanki herşey olması gerekiyormuş gibi tıkır tıkır işliyor. Konuşmalar havada, anlamlar arkanı döndüğün an orda kalıyor. Peki hissettiklerimiz. Konuştuğumuz her şey evrene sabitleniyormuş bu bende muhteşem bir gerilim yarattı nasıl sabitlenir yaaa. Ben susamıyorum ki. Hislere ne oluyor diye merak ettim ve çakra, aura , epifiz bezi en sonunda medyum memişle hepsini çorba ettim. Dün gece auramı clean moda aldım sabah yine gökkuşağım bok rengine döndü. Masal sabahın köründe uyandırdı neyse canım özetle evren bile biz negatif yolluyorsak karşılık olarak basıyormuş ultra negatifi sağolsun o bile şaşırtmadı. Dünya üzerinde sevilecek tek varlık bitkiler ne yaparsan yap Şeyma subaşı gibi pozitifi pompalıyor tabi çok seversen o da çok çalışıyor ama küfür ettiğinde ağlaya ağlaya pozitife devam ediyor canım benim ya kıyamam. Sizi daha çok üzerler üzerinize daha çok işerler 🙇🏼‍♀️
Allahım bu dünya her gün ağzımıza sıçıyor üzerimize yavru kedi mi yağdırırsın uzaylıları mı salarsın yada ne biliyim gezegen savaşları mı başlatırsın oynat gelsin artık korona kendi karantinalarımızda tek tek delirtecek ve ben bu aşamayı tamamladım 🙇🏼‍♀️
Neyse hislerime önem verdiğim an anlamımı kaybediyorum sarsılıyorum  Merkür üstüme koşuyor gibi geriliyorum elim telefona gidiyor kimi arayacağımı bilmiyorum arıyorum ne anlatacağıma karar veremiyorum. Kendime inanmaktan yorgunum. Hiçbir şey yapmadığım halde hayatımda ilk defa bu kadar yorgunum, çoğu konuda pes ettiğimi gördükçe kendime yenilmek beni yoruyor. Sonunu bildiğim filmlerde oynamaktan sonunda gram şaşırmamaktan en önemlisi yanlış bile olsa anlaşılmamaktan ve artık hiç bişeyin beni ilgilendirmemesinden haftanın 6 günü hasta gezmekten her saniye nefes almaya çalışmak zorunda olmaktan yorgunum. Neden doğarken tek nefes alıp ölürken onu geri vermiyoruz ki 🙇🏼‍♀️her saniye biraz sıkıntı yaratıyor bende. İki ciğerin kusursuz çalışması tamamen şov.  Sıkı sıkıya bağlı olduğum hayat düğümlerimi gevşetmiş düşüyor gibiyim. Tutunamıyorum. 
Tutmayın rica ediyorum biraz düşüp düşüneyim yıldız tilbe dinleyip varoluş sancıları çekeyim. 



Yorumlar