Neyi canı gönülden istediysem hepsi oldu ama sonrası yüzüme gözüme bulaştı. Şimdilerde çaya şeker istermisin diyolar ona bile farketmez diyorum hiç bişey istemiyorum içimden gelmiyor şekersizde içiliyor o çay şekerlide. Şekerli güzel mi hayır şerbet gibi hemde kilo yapıyor. Şekersiz güzel mi hayır zehir gibi ağzımı bok gibi ediyor. Ne farkeder ki. Doğada plastik şişe kadar yer almayacak varlıklar olarak fazla mı abarttık herşeyi. Siktiğimin poşeti kadar değeri yokmu benim ruhumu saran etlerimin. Yada üç kilosunu vermek için kendimi parçalandığım yağlarımın doğada erimesi bu kadar kolay mı amk. Sinirim bozuk ve bozuluyor. Ruhun maneviyatın duyguların anlamı olmayan şu boktan devirde bari bedeni bi yere sabitleseydik diyorum ama yok. Hoşşşş sabitlesek ne olacak orası beni ayrı ayrı her detayıyla ayar ediyor. Ruh için yaşıyoruz ama ruha değer veren yok. Anlam bulmak için yaşıyoruz ama bu güne kadar yaşayıp anlamını bulan mutlu veda eden yok. Saat sabahın dördü. Yine uyuyamad...
Taş bebek değilim melekte ama aklım iyi çalışır..