Kimseye kızamadım
Kimseye küsemedim
Sonunda kendime küstüm, sonunda hayata... Düşündüm banka soymayı, ulu orta soyunmayı.. Hayatımdaki herkesi vurmayı affedin..
DEP RES YON DA YIMM!
27 senelik hayatımın 5 i hariç 22 si kol gibi depresyon. Bir aptal olup seveydim böyle hayatın ızdırabını ama sevemedim çok kızdım küstüm kırdım kırıldım kahrettim lanet ettim. Sevgisiz sevimsiz merhametsiz çıkarcı yalancı arsız insan dışında kimseyle mi tanışmadım ben. Hep mi bendim yanlış olan. Sorgulamaktan düşünmekten çaresizliğimden kendimden yoruldum yaşadıklarımdan sıkıldım. Geçici zaferler, sıkıcı roller, samimiyetsiz sözler, yalana batmış sonu gelmeyen şerefsiz günler. Bedenimi bir köşeye bir elbise gibi bırakıp günahlarımın dövme gibi ince ince işlendiği ruhumla cehenneme koşar adım atlamak istiyorum. Daha ne kadar yanmam gerekiyor bu dünyada bilmiyorum ama artık hiç bir şeye DAYANAMIYORUM. Anladım ki ne yaşarsam yaşayayım o balkonda o gece hıçkıra hıçkıra ağladığımda kimse gözyaşımı silmeyecek sevgisizlikten nefes alamazken kimse varlığımı bile farketmeyecek sabahı olmaz sandığım geceler sabah olacak güneş bana karıştığında yaralarım kapanacak kimsenin umurunda olmadan iyileşeceğim yıllardır yaptığım gibi. Kimsenin umurunda olmadan yine mahvedeceğim herşeyi yıllardır olduğu gibi. Kendi düşen ağlamıyor mu sanıyorlardı. Ağlıyor arkadaşlar hemde kimseye kızamadan küsemeden. Kendi düşüyor çünkü tutanı yok karşısına alanı yapma düşersin acır diyeni yok düşmesin de ne yapsın. Denemesin de ne yapsın.. Çaresizlik, kimsesizlik nedir biliyor mu bu kendi düşüne laf eden şerefsizler. Düşen düştüğü gibi apar topar kalkıp düşürmesin de ne yapsın.
İnsana aldığı nefes ağır gelir mi, içtiği su anlamsız olur mu ,baktığı yeri görmeden dokunduğunu hissetmeden konuştuğunu bilmeden küçücük evin içinde defalarca kaybolarak yaşar mı.
Gülmekle sövmek arasında gidip geliyorum. Kahkaha atmamla ağlamam arasında hiç fark yokmuş ben yeni farkettim. Gülüyorum geçiyor, ağlıyorum geçmiyor. Herkes öyle sanıyor. Ama ne yaparsam yapayım geçmiyor. Dimdik duran halim kahkahayla bastırıyor gözyaşlarımı. Gözyaşlarım içime kendime nefret olarak akıyor. Ağlamayı bile kendime yakıştırıp beceremiyorum çoğu kez. Ağlamak masumların ezilmişlerin işi. Ben masum değilim. Kimse beni ezemez ben acılı ezme değilim. Herşey izin verdiğim kadar ilerliyor. Sinirden ağlayabilirim ama üzüntüden asla. O ince çizgiyi aşıp üzüntüden ağladığımda kendimi yok etmek istiyorum. Üzülemem. Ben üzülmem ben üzülmek istemiyorum buna izin vermemem gerekiyor kendime bile sözümü dinletemediğimde kopan kayışı kim bağlayabilir. Allahım beni burdan al. Herşey için teşekkürler anam farkedip ağlamadan beni içinde bulunduğum histen KURTAR.
Hiç bilmediğim bir evde uyanmak, tanımadığım insanlarla tanışmamak, bilmediğim sokaklarda yürümek, adımdan kurtulmak, hislerimden arınmak, bir çiçeği bile sevmeden hiç bir şeye yaslanmadan bir kez daha sarsılmadan yaşamak istiyorum. Bir de kaybolmayan lastik toka...
Yorumlar
Yorum Gönder