Ana içeriğe atla

Hayat Rio karnavalı değil

İçim gül biraz güldür biraz...

Dümdüz bir insanım ben. İçim dışım dostum düşmanım aşkım nefretim hepsi ortada. Kaos beni içine çekse bile her hengamede basit düşünüp düz mantık ilerliyorum. Seviyorsam gösteriyorum istemiyorsam söylüyorum yapacağım her şeyi iyi yada kötü karşımdakinin gözüne baka baka söylemeden rahat edemiyorum. Üzülür mü düşünür mü beni    acıtır mı farketmez en azından yıkılmaz. Keşke benide böyle dümdüz üzseler. Dolaylı yollardan  üzülüyorum. Ben hep yapmazlar sanıyorum. Ne geliyorsa başıma sanmaktan geliyor. 

Seviyorum, sevgimi hakeder mi kendini kaf dağına taşır mı farketmez ben o an canımı çıkarıp verecek kadar seviyorum gerisi kendi tercihi. 

Sevince nasıl ilah gibi tapıyorsam kırılınca dinden çıkmış şeytan gibi kaçmak istiyorum ikisinin arasında bana yer yok kendine müslüman olamıyorum. Sakin sakin kavga etmek, bir kaç durak sonra intikam almak, siniri sindirmek, acıya ara vermek tabiatıma aykırı. Üzülünce her şey yakılıp yıkılacak ki yeniden oturabilsin taşlar. 

Zaman aşımına inanıyorum affetmek yada tartışmak istesem bile gerek kalmıyor. Sinirim geçince sevgimde geçiyor. Zaman sadece çayı değil beni de soğutuyor. Beni kendimden bile soğutan zaman değil mi. İki yıl öncesine dönmek için kaç senemi vermem gerekiyor. Bencil bir insan olmak, kırılmamış, üzülmemiş, üzmemiş, önüne ne gelirse o şarkıyı dinlemiş, bir ağlayıp bin gülmüş ama kimseyi ağlatmamış merhameti hırsından büyük bir insan olmak kaç senemi alacak. Bilmiyorum. Ben bilmediğimde ölmek istiyorum. Belirsizlik hissi kaybolmak gibi ben yönümü bulamıyorum, kendi hikayemi yazıp okuyamıyorum. 

Hiç bir şeyin garantisinin olmadığı şu hayatta kahve makinesine 2 yıl garanti koymuş adamlar. Ey arzum insanlara mutluluk vaad edemezsin bu doğamıza aykırı. Ben kendimi 2 yıl sonra görmezken sen içeceğim kahvenin makinesinin avuç içi kadar motoruna nasıl garanti verirsin yaaa. Bu haksızlık. 

Hayat acımıyor evet ama insanlar nerdeyse 30 yaşına geldin aklını başına al diye elli bıçak darbesiyle bel altı bıyık üstü demeden nerden vuracağını şaşırmış gibi üzerime her açıdan saldırırken ben aklımı başıma geri almaya çalışıyorum. Kim aldıysa aklımı o beğenmiyor şimdi başımı. Ne sanmıştım ki. Hayat Rio karnavalı değil. Akıl akıldan üstün değil herkesin aklı kendine alevli meyve tabağı. 

Yapmak istediğim şeyleri yapamadığımda yapmak istemediğim şeyleri yapmam benim suçum değil. Hayat bişeyleri yaşatmadan öğretmiyor önce sınava sokuyor sonra ders veriyor. Beni hep sabırla sınıyor her seferinde kalıyorum. İnsanın sınandığını bilmesi muhteşem olgunluk. İnsanı insanla sınamak tanrının planı olamaz. İnsana sevgi merhamet vicdan yükleyen tanrı yalan menfaat nefreti tuz biber gibi serpmiş üzerine afiyet olsun önce kafayı sonra birbirinizi yeyin demiş olamaz. Bu haksızlık. Yaratılanı bu kadar çaresiz bırakmak acımasızlık. İsyan etmiyorum düşünüyorum. Bir iradeye sahip olduğumu uzun süredir unutmuştum. Aklımın iplerini tutmak isteyene verip ben aslında yokum sen nereye çekersen ordayım diyordum. Çek sündür bir milyon olan don lastiği gibi yıprandım. Beni benden daha çok üzen insanları gördükten sonra burnumun dikine kurban oldum. Bunca yıl varmış bir bildiğim yeni öğrendim. 

Yorumlar