“Anne ben iflah olmam. Benden hanım kız olmaz. Ben al yazmalı olsam, İlyas'ı seçerdim.”
Kafamda dönen jeneriği susturamıyorum. Sahi sevgi neydi. İnsanı gerçek bir insan yapan eşsiz duygu. Gözlerindeki ışıktan anlaşılıyor bir insanın ne kadar sevildiği. Sadece sevildiği değil yorgunluğu da öyle. Mat ve boş bakış lenslerimleyim.
Peki mutluluğuma mutlu olup?! sıkıntıma zerre üzülmeyen beni seviyor sayılırmıydı. Nasılda basit cevabı ama beyin kıvrımlı. Derdime üzülmeyen ağlarken yanımda olmayan giderken nereye diye sormayan sinirden kendimi parçalarken duvar olan beni seviyor öyle mi.. Keşke bende insanları böyle kafama boş zamanlarımda hobi olarak takarak sevsem. Sevgi anlayışım bambaşka. Beni eldivenle sevene zihnimde koca koca parseller vermem aptallığımın faizi,katlanarak artıyor kahrımdan ölüyorum. Böyle olmasını ben istemedim. Ne çok kullanır oldum bu cümleyi. Sen istemedinde kim istedi aq diye kendimi yiyorum içimden. Kadere teslimiyet imanla alakalı bir durumken her bokta kendimi suçlayarak çizgimi aşmak istemiyorum artık. Aynen öyle yallah. Arkamı ilk defa sağlam yere yasladım gibi. Bak bebeğime kaç senedir iktidar kimse itim diyemiyor ki göklerden gelen karar var nasıl desinler asdfahjalş.
Başıma gelen herşey bir büyüğe danışırken hep yanlış büyüğü seçmemden mi valla ben büyük olarak sadece onu seviyor sayıyorum ama o da yanlışı gösteriyor napim büyük işte atsan atılmıyor satmaya gönlüm razı değil. Başımda bir büyük olmadığı için ağladım az önce. Olsaydı böyle olurmuydum, sanmıyorum. Robot gibi ayarlanmış birileri ne derse onu yapanlar şuan çok mutlu, en azından dümdüz yolları. Ben kendime bakıp noluyooo amk napıyoon heeeyy oradamısın demekten stres kusuyorum... Ayrıca akıl yaşta da değil cidden. Ben 15 yaşında da bu kadar dik olmasam şuan eğilip düzelebilirdim ha bide ağacı yaşken eğmeyenler ağaçtan bi haber artık. Tüm suç meşe de olamaz bence. İçimde derin yeri dolmayan boşluklara koyduğum boş insanlarla boş yapma üzerine yazıp çiziyorum. 150 gram akıllansam 600 gram yanlış yapıyorum. Allahım ben çok zorlanıyorum bişey yap dicem ama ondan da korkuyorum nolur acıtmadan bi el at zaten kanıyorum 😣
Yanlışa düşme alanında yakaladığım başarıyı hep birincilikte tutmak zorundamıyım. Yanlış olduğunu bile bile önce karar verip sonra düşünen pişman olmadan iflah olmayan ve pişman olması için pişmaniye kadar tel tel ayrılıp ince işçilikle ağır ağır üzülmesi gereken fakat üzülmeyi bile sıkıldığından uzun süre yapamayan şıp diye üzülüp geçtiğimden ders almak yerine tekrar deneyin tuşuna basan gereksiz yapımdan bende davacıyım. Napıyım. Ne güzel yaratmış yaradan diyim 🙇🏼♀️ canım yaradan her yerim yara’dan...
Yorumlar
Yorum Gönder