2 yıl olmuş dönüp dolaşıp aynı yarada olduğumu görüyorum. Dermanı benim elimde olmayan her saniye kanayan baktıkça kafamı duvarlara vura vura ölmek istediğim o yara. Üzerine düştükçe geçmiyor öyle ki ölsem yine geçmeyecek biliyorum, ölemiyorum. Bakmıyorum yokmuş gibi davranıyorum kendimi dünyanın en saçma en gereksiz şeylerine veriyorum ruhumu çocuk kandırır gibi kandırıp günü atlatıyorum yine değişen tek şey tarihler oluyor. Her yazdığımı kişilere aşka yada egoma bağlamanızdan sıkıldım hastalıktan bahsediyorum. Yazdığım herşeyi evrene sabitliyorum Onu ciddiye aldığımı düşünmesini istemiyorum. Ruhum sızlıyor kalbim eziliyor kanım beynimden ılık ılık akıyor vücuduma çığlık atmak istiyorum. En hassas yerden sınanıyorum ve bunu yaşamak yerine izleyen taraf olduğum için kendimden nefret ediyorum her şey yine benim yüzümden miş gibi tek suçlu benmişim gibi dünyada yapayalnız kalmışım gibi gömülmekten korkmuyormuşum gibi. Ben ben olmaktan öyle yoruldum ki. Kaderim beni bana düşman etti. Geçer mi? hala soruyorum kendime. Geçmeli başka ihtimal yok. Kendimi ısırarak yiyip bitirsem canım daha az yanar eminim. Düşündükçe kalbime tırnaklarımı geçirmişcesine acı çekiyorum. Kendimi ifade edecek kelimem yok. Çaresizliği damarlarımda hissediyorum. Hislerim düşüncelerim isteklerim hepsi korkunç hepsi iğrenç. Unutmak için içip daha fazla düşünüp kusuyorum. İşe yaramıyor ne yapsam işe yaramıyor. Bütün bunları kimseye yansıtmadan içimde yaşıyorum yaşamaya çalışıyorum. tek başıma kendi kendime teselliler veriyor beddualar okuyorum.
Ruhsuz bir bakteri olmak için canımı vermeye hazırım. Yaa ve aynen kelimeleri olmadan konuşmayı bilmiyorum. Mutlu olacaksan edilen tüm hakaretleri kabul ediyorum benim savaşım hiç bir zaman kişilerle olmadı hep kendimleydi beni inceleyip evirip çevirip okumanıza gerek yok ki ben aynayı her zaman kendime çevirip yazıyorum. Kendimden bahsediyorum fakat egomu sulamıyorum kafaMı dağıtmak için anlatıyorum nefes alabilmek için kaçıyorum. Ortalama yüz kelimeyle hayatımı sürdürüp dünyanın sonundaymışım gibi yaşıyorum her güne tanıdık tanımadık farketmeden yeni bir kazık yiyorum atınca günah keçisi olarak mesai yapıyorum. Türkçe dublaj film izleyip kafamı yormuyor, bütün bunları yaparken seni bu kadar yorduğumu görüp bir köşeye oturup sırtımdan bir bıçak vermek istiyorum lütfen öldür kafandaki beni ben bile vazgeçmişken benden nefretine yazık.. Nefretine yazık dedim evet. Nefret çok güçlü bi duygu her şeyi yapabilirim nefretim uğruna. Ama değmeyecek olduğunu anlayıp vazgeçtim. Affettim ama sevmiyorum affetmek erdem olduğu için değil hafifletici etkisinden dolayı. Erdem nezaket kültür masumiyet samimiyet ve galibiyet senin olsun. Hafiflemek için 21 gram eksilmeye bile razıyken yorma.
Yorumlar
Yorum Gönder