Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Gel abi, az sağ yap, topla şimdi yallahh..

Günaydın Sabaha kadar beynimi durdurmaya çalıştım. Belediye işçi tulumlu amcalar sabaha kadar zihnimi süpürmek için çalı süpürgeleriyle bir ileri iki geri yaptı durdu. Baktım olmuyor 40 amca gelse bir ben etmiyor aldım süpürgeyi bindim üzerine fiyuvvv girdim gözümden beynime fırçam elimde önce beyin zarımdan sonra meşhur loblarından kıvrımlı aralarına kadar hep toz birikmiş yapış yapış pislik içinde her yer.  Safiye mood on.  Temizlemeye çalıştıkça kirlenen halıya dökülen zeytinyağ gibi kalbimle beynim,leke tutuyor    iz bırakıyor . Unutmaya çalışıyorum hayırdır kardeeeşşşş diye içerden ses geliyor. Asıl sana hayırdır ya insan kendini neden öldürür süründürür    bi sus artık susssss.  Herkesin topuğuna kendiminse kafama sıkıyorum yeter ben benimle oynamıyorum. Ne kafaymış arkadaş zehiri zemberek, cümbüşü alem.  Allah’ın sevdiği kulu, iki gözünün çiçeği ve canının ciğeriyim ki her istediğim olMuyor. Bugün sabahın 7sinde derdimi bir ite anlatıyordum...

Sevgili Nisan, canım Mayıs

Sevgili Nisan, canım Mayıs  İkisini de öyle çok seviyorum ki.  1 nisan benim için boş defterin sağ tarafına pembe simli kalemle kalpler çizmek gibi.  Aylardır istediğim oldu. Bilirsiniz ki her istediğim    şıp diye olur zaten 🥲  zor da olsa oldu. Hayat kendimize uzaktan bakınca hiçte öyle acımasız felan değil. Herkese ettiğini çektiren muhteşem bir sistem üzerine kurulu. Kendime kızmayı kendimi cezalandırmayı bıraktığımdan beri iyiyim. Herkese hakettiğini yaşatmam benim suçum olabilir ama Allah fırsat veriyor. Zalime fırsat veren Allah sende az değilsin al hadi diyor bana da veriyor ne yapalım yani kullanmayalım mı. Ayrıca kim demiş zalimin allahı yok diye 🥲  Allah zulmüme rağmen kalbimi biliyor Yerin dibine soktuğum ruhumu ordan alıp bulutlara çıkarıyor. Şükürmoment demeyip ne yapayım. Benim gibi acıdan beslenenler her zaman acısını kendi seçer üzülmek istediği kadar üzülür kota dolunca vazgeçerler. Yani sloganla özetlersek, bir ölür bin dirilirler....

Had bilmek had bildirmekten çok daha zor

Dağılan eve gram tahammül edemezken bu dağınık düzende nefes almaya çalışıyorum. Aylardır süren huzursuzluğumu xl siyah çöp poşetlerine basıp ağzını koli bantlarıyla cart curt kapatsam keşke. Nefret ediyorum düşünmekten. Durup düşünmekten kendimle kalmaktan o kadar çok korkuyorum ki. Gün içinde çocuk kandırır gibi sürekli bişeylerle ilgileniyorum birileriyle konuşmasam herhangi bir şeyle ilgilenmesem beynimde dönenler canımı alıyor.    İhtimaller şüpheler yaşananlar ve olacak olanlar korkunç. Kimse sırtıma bir yastık koyup elime bir fincan kahve verip geçecek demiyor. Eskiden bunu kendime kendim yapabilecek kadar hayata bağlıydım artık kendim bile kendimi yatıştıramıyorum. Yaşadığımı sindiremiyorum. Ben çektiğimi sindiremezken beddua yağmur gibi yağıyor üzerime. Ama bana hiç bir şey olmaz mış gibi burnumun ucunun çizdiği lokasyondan zerre şaşmadan ilerliyorum. Herkesin dediği oldum. İyisin diyene iyiyim, kötüsün diyene kötü. Ne olduğumu madem onlar belirliyor ben kendimi yorma...

Korkmuyorum ne kimseden ne de kimsesizlikten

Şans eseri yaşamaya devam ettiğimiz şu hayatta şans neden yüzümüze bir kahkaha patlatmıyor. Kocaman gülen herkese kocaman bi tane yapıştırmak istiyorum. Gülecek ne var nasıl oluyor da sakin sakin sırıtıyorsunuz benim on dakikada bir kafamda bombalar patlıyor enkaz altında kalmaktan beynime oksijen gitmiyor, siz hayırdır Allah’ın gold premium üyelerimisiniz . Komik rahatlatıcı güzel bişey varsa allahı olan söylesin bende güleyim yalvarırım.    Doğarken ağlayan insan ölene kadar gülmek için yaşıyor sonunda yine ağlaya ağlaya ölüyor bu neyin cehennemi. Yüz kaslarımdan sadece kaşlarımı çatabiliyorum diğer mimikler felç botoxlu Seda sayan gibiyim. İnsan acıya tepki olarak gülmeyi bulmuş. Hayvanlar insanlar kadar acı çekmediği en azından dert keder bilmedikleri için gülemiyor. Hayır hem hayvan olmayıp hemde gülememek DNA da kromozom hatası gibi . İnsan bazen davar olmak bile isteyebiliyor. Nedir yani, yiyip içip kimseye bulaşmadan, çobansız çomarsız kendi kendime yaşamam için dağda ...

2021 e bir girişimiz oldu

Ben şimdi buraya ne yazsam sakız gibi her ucundan tutan başka tarafa çekecek beni de öyle sakız gibi çekiyorlar ama bilmiyorlar ki tutanın elinde kalıyorum bırakmak isteyende bırakamıyor bırakmayana elem keder dert ve kredi kartı ekstresi saat başı artarak güncelleniyor.  2021 in doğum sancısı tadında geçeceği kabak gibi ortadaydı ama bu kadar sert girmek bana da sürpriz oldu. Olsun acımadı ki. Yani tamam bi miktar sarstı fazla incitti ince ince sızlattı ama acısa da öldürmez ki aslında cidden öldürebilir di ama öldürmedi e napalım yani. İmparator izleyerek geçen hafta sonlarından sonra mermiye kafa atmak pekte imkansız gelmedi. 2021 e bi girişimiz oldu çıkışı yok gibi.  Bir hayattan kaç film çıkar? Beğenmediğin kaderi kendi kitabına uyarlamak günah mı ?Annem böyle ortalığı ayağa kaldırmayı nerden öğrendi ? Uçan filler gerçek mi ? Güneşsiz gün ayar mı? Şeytan mıyım melek mi ? Dört ayak üstüne düşerken düşürmemek mümkün mü? Kafamda bin tane sekme açık arka planda müzik bile çal...

İnci değilim ki incineyim

İçime beton dökülmüş gibi hislerim donmuş naif bir bir ruhtum oysa ki kelebekten korkup baharın gelişine sevinen, yağmurdan sonra toprak kokusunda ölümü hatırlayan, en sevdiği renk pembe olan.   Acıya bağışıklığım güçlendiğinden duygularım yerinden kıpırdamıyor üzülüp sevinmem bana da süpriz oluyor. Ayna karşısına geçip gözlerime bakmaktan korkuyorum bastırdığım her duyguyu unuttum tekrar hatırlamaktan ödüm kopuyor.  Ağlayamıyorum, uzun süre yıkılmaz ayağına yattığım için inandığım yalan gerçek oluyor yıkılamıyorum. Giydiğim zırhı çıkarıp savaş boyalarımı akıtarak ağlaya ağlaya kalbimi yıkamak için neler yapmazdımki. Ağlayamıyorum, üzüldüğüm her an içime oturuyor ama kalple kontak kuramıyorum beynim bu ara zaten karantinada. Hissiyatın yoğunluğundan dolayı his krampı yaşıyorum. İçimdeki zehiri dışarı akıtamıyorum kendimi zehirliyorum. Yaşadığım olaylara vücudumun bile tepki verecek mecali kalmadı Ulaşamıyorum ne aklıma ne kalbime ne de kendime. Hafiflemek istiyorum artık. Kims...

Hayat Rio karnavalı değil

İçim gül biraz güldür biraz... Dümdüz bir insanım ben. İçim dışım dostum düşmanım aşkım nefretim hepsi ortada. Kaos beni içine çekse bile her hengamede basit düşünüp düz mantık ilerliyorum. Seviyorsam gösteriyorum istemiyorsam söylüyorum yapacağım her şeyi iyi yada kötü karşımdakinin gözüne baka baka söylemeden rahat edemiyorum. Üzülür mü düşünür mü beni      acıtır mı farketmez en azından yıkılmaz. Keşke benide böyle dümdüz üzseler. Dolaylı yollardan    üzülüyorum. Ben hep yapmazlar sanıyorum. Ne geliyorsa başıma sanmaktan geliyor.  Seviyorum, sevgimi hakeder mi kendini kaf dağına taşır mı farketmez ben o an canımı çıkarıp verecek kadar seviyorum gerisi kendi tercihi.  Sevince nasıl ilah gibi tapıyorsam kırılınca dinden çıkmış şeytan gibi kaçmak istiyorum ikisinin arasında bana yer yok kendine müslüman olamıyorum. Sakin sakin kavga etmek, bir kaç durak sonra intikam almak, siniri sindirmek, acıya ara vermek tabiatıma aykırı. Üzülünce her şey yakılıp y...